YELEĞEN KASABASI
Adı:
Yeleğen Kasabası’nın adı yaşlılardan alınan bilgilere göre YELLEK-YELLEKEN sözcüklerinin zamanla Yeleğen’e dönüşmesi suretiyle olmuştur. Bu kelime YEL kökünden türemektedir. Bu yerin serin ve rüzgarlı olması nedeniyle bu isim verilmiştir. Bir rivayete göre de Yeleğen kuytu olduğundan bu isim verilmiştir. Ancak; birinci söylenti daha kuvvetlidir.
Coğrafyası:
Yeleğen Kasabası. Eşme İlçesinin 12 km. güneyinde, Eşme Alaşehir yolu üstündedir. Kasaba, 2055 nüfusludur. Yeleğen Kasabası halkı Oğuz Boylarındandır.1400 yıllarında Germiyan Beyliği sınırları içinde Yörük olarak hayvanlarıyla sürekli göç halinde yaşamışlardır. Son olarak Yeleğen’in yakın çevresi içinde bulunan Kelyurt, Örenköy, Esen Köy, İlbek ve Yenice Obaları toplu konakları olmuştur. Daha sonra, bugünkü Yeleğen yerleşme merkezi olarak seçilmiştir.
Tarihçesi:
Yunan Ordusu, Yeleğen’e 1919 yılında gelmiştir. Düşmanın gelişi doğal olarak bir panik yaratmıştır. İhtiyaçlarını kağnı ve hayvanlarına yükleyen köylüler Uşak yönüne hareket etmişlerdir. Daha sonra çaresiz kalarak tekrar köylerine dönmüşlerdir. Yunan Ordusu Yeleğen’in Kocabaş mevkiinde karargah kurmuş ve burada 1 yıl konaklamıştır. Bu sure içinde Yeleğen – Alaşehir yolunu çevre halkına yaptırmıştır. Bu yolun yapımı sırasında Yeleğen halkı çok eziyet çekmiştir.
Yeleğen halkı, esas sıkıntıyı Yunan Ordusu kaçarken çekmiştir. Köyde oturulacak ev kalmamış; evlerle birlikte yiyecek ve giyecekler de yanmıştır. Cephenin bozulduğunu ve düşmanın kaçmakta olduğunu öğrenen Yeleğenliler, kadın erkek, çoluk çocuk hayvanlarıyla beraber Yüksek Kahve mevkiine saklanmışlardır. Bu ormanlık mevkide bulundukları zaman başlarından geçen bir olayı yaşlılardan Ali Kuvvet şöyle anlatmaktadır: Cephenin bozulduğunu, kaçmakta olan düşmanın önüne geleni öldürdüğünü, evleri yaktığını öğrendik. Bu durumdan korunmak için ormana çekildik. Orada bekleşirken, bir manga düşman öncü kuvveti geldi, bizden altın, para ve yiyecek istediler. Aradıklarını bulamadıkça bizleri dövdüler. Çoğumuz kanlar içinde kaldık; ağlayan sızlayan hesapsızdı. Düşman, ayrıca arkadan gelen büyük birlikleri için hayvanları kesip et hazırlıyordu. Bu durum sürerken o zaman genç olan Şildir lakabıyla anılan Ali Şeker, biraz ötemizde atını sağa sola koşturuyor; bu arada hem nara, hem silah atıyordu. “Türkler geliyor!” diye de bağırıyordu. Bunu duyan düşman askerleri neye uğradıklarını bilemediler. Atlarına atlayarak hızla kaçtılar. Düşmanın esas büyük kuvveti bizi görmedi. Ancak; köyümüz tamamen yanmıştı.
Düşman kaçtıktan sonra Yeleğen’de yeni bir hayat başladı, yokluk ve güçlük içinde… Bu hayat, halkı yıldırmadı; aydınlık günler onları bekliyordu!..
Kaynak: Veli TİMUR (Yeleğen İlköğretim Müdürü)
Yorum gönder